İşte Oscarda Türkiyeyi temsil edecek film

İşte Oscarda Türkiyeyi temsil edecek film
Bakan Çelik, twitter’dan attığı mesajlarda, “Kış Uykusu”nun Oscar Akademi ödüllerinde Türkiye’yi temsil edeceğini bildirdi. Çelik’in twitleri şöyle; “87.si düzenlenecek Oscar Akademi Ödülleri’nde ülkemizi “En iyi yabancı film” dalında temsil edecek film belli oldu.67. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülü kazanan Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filmi Oscar yolcusu. Tebrikler Uluslararası arenada büyük başarılar elde eden N.B. Ceylan’ın aynı başarıyı Oscar yolunda da göstereceğini ümit ediyor, başarılar diliyorum.”

Fizikçi Stephen Hawkingin hayatı film oldu

Fizikçi Stephen Hawkingin hayatı film oldu
Dünyanın en ünlü bilim adamlarından Stephen Hawking’in hayatına odaklanan “The Theory of Everything”, 1960′lı yıllardan başlayarak Hawking’in aşk ve öğretim hayatını anlatıyor. Kasımda ABD’de vizyona girecek yapıtın Oscar adaylığına kesin gözüyle bakılıyor. İşte çok konuşulan o fragman…

Filmde ünlü fizikçiyi “Sefiller” filmindeki rolüyle adını duyuran Eddie Redmayne canlandırıyor. Jane Wilde karakterine ise Felicity Jones hayat veriyor.

Stephen Hawking 1960′ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde 80′ini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking’i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. 1985 yılında sesini de yitirdi. Koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde iletişim kurabiliyor. Konuşmak istediğinde, elindeki elekronik aleti sıkarak, sandalyesine bağlı özel bilgisayarının ekranına, dakikada ortalama 10 kelimeyi sıralayabiliyor. Özel bilgisayarının hafızasında yaklaşık 2 bin 600 kelime bulunuyor. Herhangi bir kelimeyi söylemek istediğinde ekrana yazabiliyor. Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2 bin 500 civarında. Dolayısıyla Hawking, duygularını ifade etmede kelime sıkıntısı çekmiyor.

Hawking kuantum fiziği ve kara deliklerle ilgili iddialarıyla, bugün yaşayan bilim insanları arasında dünyada en çok tanınan isim. Kitapları, 40 dile çevrildi; evrenle ilgili çılgın teorik bilgilerini popüler hale getirmek için gereken maddi bağımsızlığı sağlayacak ve Cambridge Üniversitesi’ndeki uygulamalı matematik ve teorik fizik laboratuvarını geliştirecek kadar da sattı. Hawking, hastalığıyla gizemli bir kişilik. Son kitabı “Ceviz Kabuğundaki Evren”de, dünyanın büyük bir felaketle karşı karşıya kalabileceğini belirterek uzayda insan kolonileri kurulmasını gündeme getirmişti. Bir fenomen haline gelen ve milyonlarca satan “Zamanın Kısa Tarihi: Büyük Patlamadan Karadeliklere” kitabı, Hawking’e asıl şöhreti getirdi. İlk kitabının yayımlanmasından bu yana gerçekleşen önemli buluşların ardındaki sırrı açığa çıkaran “Ceviz Kabuğundaki Evren”, “Zamanın Kısa Tarihi”nin bir devamı sayılabilir. Yeni kitabıyla yazar, evrenin temel ilkelerine dair anlaşılır yorumlarda bulunuyor. Hawking, Einstein’dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul ediliyor.

Hollywood bugün bir ölümle daha sarsıldı

Hollywood bugün bir ölümle daha sarsıldı
Birleşen Kalpler ve Karanlık Geçit filmlerindeki rolleriyle adını duyuran 89 yaşındaki aktrist Lauren Bacall, New York’taki evinde yaşamını yitirdi.

Oyuncu ve eski model olan Bacall, Aşkın Yüzü filmiyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterilmesine rağmen ödülün sahibi olamadı. Bacall, 2009 yılında Onur Ödülü’ne layık görüldü.

Hababam Sınıfının çekildiği koruya şok!

Hababam Sınıfının çekildiği koruya şok!
İstanbul’un en büyük yeşil alanlarından Validebağ Korusu’nda yapılması planlanan otopark inşaatı için çevre sakinleri suç duyurusunda bulundu. Çevreciler, koru yok olmasın diye mücadele edecek.

Üsküdar’da bulunan 350 hektarlık Validebağ Korusu’nda yapılması planlanan otopark inşaatına ve çevre düzenlemesi adı altındaki yapılaşmalara karşı çevre sakinlerinin direnişi sürüyor. Kurulan stantlarla insanları bilgilendiren Validebağ Gönüllüleri şimdiye kadar 22 bin imza topladı.

26 aydır inşaat var

Toplanan imzalarla birlikte Kartal’daki İstanbul Adalet Sarayı’na giden çevre sakinleri suç duyurusunda bulundu. 8 ayda bitmesi planlanan çevre düzenlemesinin 26 ayı geride bıraktığını belirten Validebağ Gönüllüleri Derneği Başkanı Arif Belgin konuya ilişkin şunları söylüyor: “Eğer burası bu şekilde betonlaşmaya devam ederse, mevcut peyzaj projesi devam ederse ki 8 ayda bitecek  olan proje 2012′de başladı 26 ayı bitirdi hâlâ sürüyor. Biteceği de yok. Bizim istediğimiz bu projelerin sona erdirilmesi. Ve projelerin doğaya saygılı bir şekilde yapılması ağaçların yok edilmemesi. Eğer biz tepki göstermesek bunlar bütün koruyu betonlaştıracaklar.”

Bir çivi bile çakılamaz

Koruluk içinde bulunan Adile Sultan Kasrı bahçesindeki ağaçların çevre düzenlemesi adı altında kesildiğini söyleyen Belgin, “Ağaçları mermerlerin arasına hapsettiler. Döktükleri betonla  zemin 40 santim yükseldi.

Yağmur yağdığında kasrın içini su basacak seviyeye geldi. Bunu yapmalarındaki amaç Adile Sultan Kasrı’nın bahçesinde daha rahat düğün yapmaları için. Oysa burası birinci dereceden doğal sit alanıdır. Bir çivi bile çakılamaz” dedi.

BUGÜN

Ünlü oyuncu Attenborough hayatını kaybetti

Ünlü oyuncu Attenborough hayatını kaybetti
Aktörün ailesinden basına yapılan açıklamada, Attenborough’un ölüm sebebine ilişkin herhangi bir bilgi verilmedi.

Hem yapımcılığını hem de yönetmenliğini üstlendiği “Gandhi” filmiyle 1983 yılında 2 Oscar ödülü kazanan Attenborough, ayrıca 4İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) ve 4 Altın Küre ödülü sahibiydi.
İngiliz yapımcı, yönetmen, sinema ve tiyatro oyuncusu Lord Attenborough, “The Great Escape” ve “Jurassic Park” filmlerindeki performanlarıyla da tanınıyor.

Bu arada,ünlü sanatçının ölüm haberini alan İngiltere Başbakanı David Cameron, sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki hesabından, “Attenborough’un ‘Brigton Rock’ filmindeki oyunculuğu muhteşem, ‘Ghandi’ filmindeki yönetmenliği de etkleyiciydi. Richard Attenborough, sinemanın büyük isimlerindendi” diye yazdı.

Çinicilik sanatı Emine Koçaktan soruluyor

Çinicilik sanatı Emine Koçaktan soruluyor
10 asırdan fazla bir zamandır yaşatılan Çini sanatı, özellikle Anadolu’da büyük ilgi görüyor.

Çini sanatı ile ilgilenen sanatçılar, yaşam alanlarını rengarenk desenlerle süslüyor.

Çiniciliğe küçük yaşlarda ilgi duymaya başlayan Emine Koçak, hem sanatını icra ediyor, hem de Çiniciliğe ilgi duyan bir çok öğrenciyi Çini dünyasına kazandırıyor.

Arkadaşı Şekibe Keleş ile birlikte Çinicilik mesleğine gönül veren Emine Koçak, el sanatlarına karşı eskiden beri ilgisi olduğunu söylüyor. “Kendimi bildim bileli bu tür çalışmaları ilgi ile takip ediyorum” diyen Koçak, bu ilgisini hobi olarak değil de “kararlı bir şekilde yapılması gereken iş” olarak tanımlıyor.

ÇİNİCİLİĞE BÜYÜK BİR HEYECANLA BAŞLADILAR

Resim, cam boyama, hat kurslarına giderek aldığı hazzı iki katına çıkardığını düşünen Koçak, Çinicilik eğitimini aldıktan sonraki süreci şöyle anlatıyor: “Çini kursuna yaklaşık üç yıl devam ettikten sonra özel uygulamalı derslerle bilgimi destekledim. Daha sonra kendi atölyemizi açma kararı aldık. Van ilinin Erciş ilçesinde büyük bir heyecanla kendi atölyemizi kurduk. Anadolu’da yaşatılan bu ince sanatı burada da icra etmek istedik. Her yaş grubundan öğrencilerimizle sanata dair keyifli sohbetlerimiz oluyor. Amacımız öncelikle Erciş olmak üzere Doğu Anadolu’ya Çinicilik sanatını tanıtmak. Bu hedefe ulaşmamızın imkansız olduğunu söyleyenler oldu ancak bir uzun emekler sonucunda açtığımız Erciş Çini Merkezi ile ilk adımımızı attık.”

AMAÇLARI ÇİNİCİLİĞİ DOĞU ANADOLU’YA TANITMAK

Çini sanatçısı Emine Koçak, arkadaşı Şekibe Keleş ile iyi bir sinerji yakaladıklarını ve bu işi uzun yıllar devam ettirmek istediklerini belirtiyor. Bu sanatı Doğu Anadolu’da tanıtıp tamamen el işçiliği olan eserleriyle adından söz ettirmek isteyen bu iki genç girişimci sanatçı, ülkenin çeşitli bölgelerinde açtıkları sergilerle özel olarak hazırlanmış vazolarını, titizlikle işlenmiş tabaklarını, el emeği göz nuru tablolarını ve daha bir çok ürünlerini Çini severlerin beğenisine sunuyor.

HER İŞİN OLDUĞU GİBİ ÇİNİCİLİĞİN DE ZORLUKLARI VAR

Her işte olduğu gibi Çiniciliğin de zorlukları olduğuna dikkatleri çeken Emine Koçak, “bu işi severek yapıyoruz ve gülü sevenin dikenine katlanması gerektiğini bilerek bu sanatın zorlukları ile mücadele ediyoruz. Daha çok sabır ve bitmez tükenmez bir azimle bu sanata ömrümü adamak istiyorum. Çinicilik benim için bir yaşam biçimi” diye konuşuyor.

Genç Çinici, bu sanatı herkesin tanıması ve mümkünse bir parça tatması gerektiğini düşünüyor. Emine Koçak ve Şekibe Keleş, Doğu Anadolu’ya bu sanatı tanıtmaya kararlı görünüyor.