Memur-Sen kamu personelini mağdur etti

Memur-Sen kamu personelini mağdur etti
Türkiye Kamu-Sen, Memur-Sen’in imzaladığı toplu sözleşme nedeniyle 2.6 milyon memur ile 1.9 milyon emeklinin her ay maaşında 41 lira ile 578 lira kaybettiğini ileri sürdü. Kamu-Sen gerçek enflasyon dikkate alındığında ise memurun aylık ortalama kaybının 240 lira olduğunu hesapladı.

Hükümetin, 2014 yıl sonu enflasyonunun yüzde 9.4 çıkacağı tahmininden sonra Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi, memurların toplu sözleşme masasında uğratıldığı zararı hesapladı.

MEMUR-SEN 123 LİRA YERİNE…

Kamu-Sen’den, Memur-Sen’i kastederek yapılan açıklamada “Eğer yetkili konfederasyon, geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde 123 TL’ye imza atmayıp, enflasyon farkını unutmasaydı ve Hükümetin teklifi olan %3+3’e bile razı olsaydı, şu anda memurlar çok daha fazla zam alacaktı. Kaldı ki %3+3; Hükümetin ilk teklifiydi ve eğer toplu sözleşme görüşmeleri 23 gün erkenden bitirilmeyip gerçek anlamda pazarlık yapılsaydı bu oran %4+4 ya da %5+5 de olabilirdi. Memurun 2014 yılı kaybı yüzde 12 oldu; kayıplar ek zamla telafi edilsin”  denildi.

2014 yılı enflasyon tahmininin yüzde 5.2′den yüzde 9.4′e revize edildiği vurgulanan açıklamada, böylece enflasyonun yüzde 82 oranında saptığına dikkat çekildi. Kaldı ki enflasyonun yüzde 9.4′ü de geçerek yeniden çift haneye çıkabileceği ihtimali olduğu belirtilerek, bundan en çok memurlar ve emeklilerinin zarar gördüğü ifade edildi.

2014 yılı için enflasyon farkından faydalanma hakkı korunmuş olsaydı, yıl sonunda memur ve emeklisinin yüzde 3.4 enflasyon farkı alacaklarına dikkat çekildi. “Geçen yıl Aralık ayında 3 bin 702 lira olan 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırı, bu yıl Eylül ayında 4 bin 65 lira oldu. Bir başka ifadeyle memurun cebine yansıyan mutfak harcamaları 9 ayda 362,94 TL arttı. Verilen 123 liralık zam hesaba katıldığında memur maaşları gerçek enflasyon karşısında aylık 239,94 lira erimiş oldu. Memurun gerçek enflasyon karşısındaki kaybı %12’yi buldu” denildi.

HEMŞİRE 76 MEMUR 61 HİZMETLİ 41 LİRA

Memur-Sen’i acelecilikle ve yeterli pazarlık yapmamakla suçlayan Kamu-Sen, toplu sözleşme sonucunda en düşük dereceden maaş alan bir hizmetlinin eline 2013 yılı sonunda sosyal yardımlarla birlikte bin 753 TL geçerken, 123 TL’lik zamla birlikte maaşı bin 881 TL’ye yükseldiğini anımsattı. “Eğer Hükümetin ilk teklifi bile kabul edilmiş olsaydı aynı hizmetli, enflasyon farkı da dâhil olmak üzere 169 TL maaş zammı alacak ve maaşı bin 922 TL’ye yükselecekti.  Memur-Sen’in hesap bilmez tutumu, hizmetlinin aylık 41 TL zarar etmesine neden oldu” denildi.

Makam yükseldikçe aylık kayıp miktarının da arttığına dikkat çekilen hesaplamada diğer kayıplar şöyle sıralandı:

- 2013 yılı sonunda 1960 TL dolayında maaş alan bir memur, 2149 TL yerine 2088 TL maaş ile yetinmek zorunda kaldı. Memur-Sen’in hatasının bedeli, lise mezunu bir memur için aylık 61 TL oldu.

- Sosyal yardımlarla birlikte 2013 yılı sonunda 2057 TL maaş alan bir hemşirenin maaşı 2256 TL yerine 2180 TL’de kaldı. Böylece yetkili konfederasyonun toplu sözleşmelerde yaptığı yanlışın faturası bir hemşireye aylık 76 TL olarak yansıdı.

MÜDÜR 114 LİRA, doktor 218 LİRA ZARARDA

- 2013 yılı Aralık ayı itibarı ile 2521 TL maaş alan bir müdürün maaşı 2014 yılı için 2651 TL olarak belirlendi. Oysa %3+3 ve enflasyon farkı kabul edilmiş olsaydı bile, bu müdürün maaşı 2014 sonu itibarı ile en az 2765 TL’ye yükselecekti. 

Böylece Memur-Sen’in iş bilmezliğinin, bir müdür için aylık 114 TL zarara yol açtığı ortaya çıkıyor.

- Avukat aylık 187; Mühendis 209; Pratisyen doktor 218 TL zararda Eğer bu hata yapılmamış, memurlar için gerçek anlamda bir toplu pazarlık yapılmış olsaydı, 2013 Aralık ayında 3300 TL maaş alan bir avukat ise 3431 TL yerine 3618 TL maaş alacaktı. Yapılan hata, bir avukata aylık 187 TL’ye mal oldu.

Geçtiğimiz yılın sonunda 3540 TL maaş alan bir mühendisin zararı ise aylık 209 TL’ye ulaştı. Memur-Sen’in hatası nedeniyle bir mühendis 3881 TL maaş alacağına bugün ancak 3672 TL maaş alabiliyor.  

2013 yılında 3632 TL maaş alan bir pratisyen tabibin eline 3765 TL geçiyor. Eğer toplu sözleşme faciası yaşanmamış olsaydı bu pratisyen tabibin maaşı 3983 TL olacaktı. Böylece Memur-Sen’in hatası bir doktora aylık 218 TL zarar getirdi.

“MEMUR VE EMEKLİYİ TEMSİL EDEMİYOR”

Kamu-Sen Başkanı İsmail Koncuk, “Kapalı kapılar ardında memurları pazarlayan konfederasyonun, ‘tarihi toplu sözleşme yaptık’ yalanı, gün geçtikçe daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.” dedi. Toplu sözleşmenin imzalandığı ilk günden beri memurları bu konuda uyardıklarını hatırlatan Koncuk şöyle konuştu:

“İş bilmeyen, sözde sendikaların memurlara verdiği zarar ortadadır. Aylardan beri memurlarımızın enflasyon farkı hakkına dikkat çekmeye çalışıyor, hazırlanan bütün kanun tasarılarına memurlara 2014 yılı için enflasyon farkı verilmesini öngören bir hüküm eklenmesi için mücadele ediyoruz. Bu konudaki her uyarımızda malum konfederasyon ‘Taban aylığa zam yaptık’ gibi anlamsız bir gerekçe ile karşı çıktı. Şimdi gelinen durum ortadadır. Enflasyon farkının dahi memurların gerçek kayıplarını karşılaması mümkün değildir. Resmi rakamlara göre memurun kaybı aylık 200 lirayı aşmıştır. Bir yıl sonrasını dahi göremeyen ve memurların kazanılmış haklarını dahi savunmaktan aciz bir konfederasyonun 2 milyon 600 bin kamu görevlisi ile 1 milyon 900 bin dolayındaki emekliyi temsil yeteneğinden yoksun olduğu görülmüştür.”

42 yıllık dev şirket bugün icradan satılacak

42 yıllık dev şirket bugün icradan satılacak
Tersane için belirlenen değer 38 milyon TL. İhaleye teklif vermesi beklenen firmalar arasında, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın kardeşi Turgut Yılmaz’ın şirketi GSD Denizcilik ve dünyanın sayılı canlı hayvan tedarikçilerinden Ürdünlü Hijazi&Ghosheh’in şirketi bulunuyor. Tasfiye sürecindeki şirketin bankalar ve piyasaya olan toplam borcu 250 milyon TL’yi buluyor.

2008’deki küresel kriz sonrası Tuzla tersaneler bölgesindeki bir çok şirket de mali sıkıntıya düştü. Galatasaray Holding bünyesindeki Çelik Tekne Sanayi ve Ticaret A.Ş. için de mahkemeden iflas erteleme talebinde bulunulmuştu. Ancak mahkeme geçtiğimiz yıl Çelik Tekne’nin iflasına karar verdi.

50 MİLYON TL’YE ÇIKABİLİR

İflas kararı ile birlikte şirketin tasfiyesi gündeme geldi. İstanbul Anadolu 10 İcra Müdürlüğü de Tuzla’daki Çelik Tekne’nin icradan satışı için gün belirledi. İhale bugün Anadolu Adalet Sarayı Mezat Salonu’nda yapılacak. 80 bin metre kare üzerine kurulu tersane için belirlenen değer 38 milyon 89 bin TL. İcradan satışlar belirlenen bedelin yüzde 50’si ile ihaleye başlanıyor. Bir başka ifade ile Çelik Tekne 19 milyon TL’den açık artırıma konulacak. İhaleyi kazanan taraf yüzde 18 de KDV ödeyecek. Konuya yakın kaynaklardan biri söz konusu tersanenin, işlerin yoğun süreçte 40 milyon dolar değere sahip olduğunu ancak gelinen aşamada ihaledeki miktarın 50 milyon TL seviyesine çıkabileceğine işaret etti.

Çelik Tekne’nin yaptığı TURCAS 1 tankerinin denize indirilme törenine dönemin Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Turcas Petrol A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy ve Çelik Tekne Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Zihni Fevzioğlu katılmıştı.

Tasfiye sürecindeki şirketin iflas masasına toplam 247 milyon liralık alacak kaydının yapıldığı öğrenildi. Söz konusu borcun 130 milyon TL’si Türkiye’deki yabancı ortaklı bir bankaya ait olduğu belirlendi.

KİMLER İLGİLENİYOR

Sektör kaynakları ihaleye yoğun bir ilgi olduğuna dikkat çekiyor. Edinilen bilgilere göre bugünkü ihaleye, M. Turgut Yılmaz’ın yönetim kurulu başkanı olduğu GSD Denizcilik Gayrimenkul İnşaat Sanayi A.Ş., 2010 yılındaki canlı hayvan ithalatı sürecinde Türkiye’de adından söz ettiren Ürdünlü Hijazi & Ghosheh Group’un Türkiye’deki şirketi Kuzey Star Shipyard Denizcilik A.Ş., Yılport Limanı’nın da sahibi Yıldırım Holding ve Ada Tersanesi’nin patronlarından Adil Erkoç’un teklif vermesi bekleniyor.

TUZLA’NIN İLKLERİNDEN

İcradan satışı istenen Çelik Tekne, Tuzla’da ilk kurulan tersanelerden. 1972’de Haliç Körfezi’nde kurulan tersane 1980’lerin başında Tuzla’ya taşındı. Ürettiği gemilerin önemli bir bölümünü ihraç eden tersanede Türkiye’nin ilk kosteri üretildi. Çelik Tekne aynı zamanda, özel eğitim kurumları kuran Galatasaray Holding’in amiral gemisi konumundaydı. Ali Zihni Feyzioğlu’nun başında olduğu Galatasaray Holding ve bünyesindeki üç şirket için iflasın erteleme talebinde bulunulmuştu.

Çelik Tekne, 2005 yılında, 25 milyon Euro’ya, 169,15 metre uzunluğuna sahip Ottomana isimli kimyasal tankeri üretmişti.

Kredi kartı faizlerinde yeni düzenleme!

Kredi kartı faizlerinde yeni düzenleme!
Kredi kartlarında uygulanacak azami faiz oranı, bankaların kullandırdıkları ihtiyaç kredilerine uygulanan diğer maliyetler dahil ağırlıklı ortalama efektif yıllık faiz oranları esas alınarak belirlenecek. Bu değişiklikle ihtiyaç kredisi faizleri düşük olduğunda kredi kartı azami faizi yüksek belirlenecek ve vatandaşın kart yerine ihtiyaç kredisini tercih etmesi sağlanacak.

merkez bankası’nın bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğine göre, bu oranlar bankacılık sektörü için toplulaştırılacak ve aylık basit faiz oranı karşılığı hesaplanacak. Bu oranın son on üç haftalık basit aritmetik ortalaması alınarak ihtiyaç kredisi aylık faiz oranı hesaplanacak.

Buna göre, lira cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı, ihtiyaç kredisi aylık faiz oranı; yüzde 1.15 ve yüzde 1.59 aralığında ise yüzde 2.02, yüzde 1.59’dan büyük ise ihtiyaç kredisi aylık faiz oranına 43 baz puan eklenmesiyle bulunan oran, yüzde 1.15’ten küçük ise ihtiyaç kredisi aylık faiz oranına 87 baz puan eklenmesiyle bulunan oran olarak belirlenecek.

Yabancı para cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı, lira cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranının yüzde 80’i olarak belirlenecek.

GECİKME FAİZ ORANLARI

Lira cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami gecikme faiz oranı, lira cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranına 50 baz puan eklenerek, yabancı para cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami gecikme faiz oranı ise yabancı para cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranına 50 baz puan eklenerek belirlenecek.

Katılım bankaları tarafından kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık akdi kâr payı oranları bu tebliğle belirlenen aylık azami akdi faiz oranlarını, aylık gecikme cezası oranları ise aylık azami gecikme faiz oranlarını geçemeyecek.

Merkez Bankası, kredi kartı işlemlerinde her yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemlerinde uygulanacak olan aylık azami akdi ve gecikme faiz oranlarını belirlenen esaslara göre hesaplayarak yayımlayacak.

BİST Başkanı: Yetkilerimi alın dedim aldılar

BİST Başkanı: Yetkilerimi alın dedim aldılar
Borsa İstanbul Başkanı İbrahim Turhan, “Başkana verilen bu geniş yetki kurumsal yönetim açısından uygun değil. Halka arz ve stratejik ortaklıklar için kurumsal yönetim şart. Yetkilerimin kısıtlanmasını bizzat ben istedim” diye konuştu.

BORSA İstanbul (BIST) Başkanı İbrahim Turhan’a Aralık 2012’de yasalaşan Sermaye Piyasası Kanunu ile verilen yetkilerin önemli bir bölümü geri alınıyor. Bankacılık ve sermaye piyasalarında önemli değişiklikler getiren kanun tasarısı önceki gün Meclis’e sunuldu. Eğer tasarı yasalaşırsa borsa başkanına verilen “BIST Yönetim Kurulu Başkanı en yüksek icra amiri sıfatıyla şirketi idareye tek başına temsile yetkilidir” hükmü kaldırılacak.

Dün bu önemli yetkileri yitirme aşamasında olan İbrahim Turhan ile hem kendi konumunu hem de BIST’in bundan sonra nasıl yönetileceğini konuştuk.

İbrahim Turhan öncelikle BIST’teki yönetim yapısını değiştirecek yeni düzenlemeyi bizzat kendisinin istediğini söyledi.

Turhan, “Yasa değişikliğini biz istedik. Nedeni çok açık. Biliyorsunuz, önümüzdeki dönemde halka arz yapacağız. Stratejik ortaklık gerçekleştireceğiz. Bunun için kurumsal yönetim yapısı gerekiyor. Sermaye Piyasası Kanunu yazılırken SPK, Hazine ve biz BİST olarak hazırlık aşamasında beraberdik. Ben birçok toplantıya katıldım. Biz bu BIST Başkanı’na geniş yetkiler tanıyan düzenlemeyi geçici bir kanun maddesi olarak düşünüyorduk. Çünkü o aşamada İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, Vadeli İşlemler Borsası ve Altın Borsası’nı birleşme işlemi için gerekliydi bu düzenleme. O zaman o borsaların başkanlarının yetkisi kadar yetki gerekiyordu. Süratli işlem yapak için bu yetki o zaman şart olarak gözüküyordu. Bizim geçici olarak düşündüğümüz bu düzenleme Meclis’te kalıcı hale geldi” dedi.

Meclis’te kalıcı hale gelen yetkilerinin stratejik ortaklık ve halka arz hedefleriyle uyuşmadığına dikkat çeken İbrahim Turhan, “Başkana verilen bu geniş yetki kurumsal yönetim açısından uygun düşmez.  Bu nedenle bu yeni düzenlemeyi, yani kendi yetkilerimin kısıtlanmasını bizzat ben istedim” diye konuştu.

HALKA ARZ BİR YIL SONRA

BUNDAN sonra kurumsal ve halka açık şirketlerin kurallarıyla iş yapacaklarının altını çizen Turhan halka arz ve BIST’in stratejik ortaklıklarıyla ilgili ise şu bilgileri verdi: “Halka arzla ilgili kararın Bakanlar Kurulu’nda olduğunu biliyoruz. 2015’in sonunda ya da 2016’nın başında halka arzın gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu yıl sonunda yeni bir stratejik ortaklık gerçekleştirebiliriz. Nasdaq ile olan ortaklığımızın ilk fazını yani teknolojik dönüşümü 2015’in ilk yarısında bitiriyoruz. İkinci faz yani vadeli işlem, borçlanma ve emtia piyasalarına yönelik çalışmaları ise 2016’nın son çeyreğinde bitirmiş oluruz diye tahmin ediyorum.”

BIST NASIL YÖNETİLECEK?

Bundan sonra halka açık bir şirket nasıl yönetilirse BIST’ın da öyle yönetileceğini belirten İbrahim Turhan yönetim kurulunun 10 kişiden oluşacağını söyledi. Bu yönetim kuruluna, 2 kişi Hazine, 1 kişi Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği, 1 kişi Türkiye Sermaye Piyasası Yatırımcı Kuruluşları, 1 kişi ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği kontenjanından atanacak. Şirkette bir yönetim kurulu başkanı bir de genel müdür olması planlanıyor. Şu anda yönetim kurulu ve genel müdürlük görevlerini İbrahim Turhan yürütüyor. İbrahim Turhan özelleştirme ve stratejik ortaklıklar olduğunda yani yeni dönem başladığında yönetim kurulunun, genel müdürlük ve  yönetim kurulu başkanlığı görevlerini ayrı isimlere verebileceğini, aynı isimde de bırabileceğini söyledi.

Altına dört taksit kararı yürürlüğe girdi

Altına dört taksit kararı yürürlüğe girdi
‘Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik’ Resmi Gazete’de yayımlandı. Yapılan değişiklikle, kuyumla ilgili harcamalara taksit olanağı getirilirken taksit süresi 4 ayı geçemeyecek.

Kararda; “(7) Mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret karşılığı borcun taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dâhil olmak üzere, kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi dokuz ayı geçemez. Kuyumla ilgili harcamalarda bu süre dört ayı geçemez. Kredi kartlarıyla gerçekleştirilecek telekomünikasyonla ilgili harcamalarda ve yemek, gıda, akaryakıt ile hediye kart, hediye çeki ve benzeri şekillerde herhangi somut bir mal veya hizmeti içermeyen ürünlerin alımlarında taksit uygulanamaz. (8) Yedinci fıkranın ikinci ve üçüncü cümlesi kurumsal kredi kartları hakkında uygulanmaz” denildi.